Hamle Gazetesi

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,205
DOLAR 7.89
EURO 9.30
ALTIN 483.76
reklam REKLAM

Abdullah Yakalı Fetvası ; Oruç Sadece Allah İçindir.

, , kategorisinde,28 Nis 2020 - 15:02 tarihinde yayınlandı
Abdullah Yakalı Fetvası ; Oruç Sadece Allah İçindir.

Oruç, Peygamberimizin hicretinden bir buçuk sene sonra Şâban ayının onuncu günü farz kılınmış olup, İslâm’ın beş şartından biridir.

Orucun farzıyyeti “Kur’an ve Sünnet” ile sabittir.

Bu konu hakkında Allah Rasulü(sav.) şöyle buyurur:“İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allâh’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allâh’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak.” 1

Kur’an’daki delilleri ise özellikle aşağıda zikredip açıklayacağımız Bakara suresindeki ayetler konunun hem mahiyetini ve hem de daha iyi kavranmasını sağlayacaktır.

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir…2

Bu âyetler, biz inananlara net ve belirli bir oruç tutma şekli ve muhayyerlik tanımıştır. Ayete göre hasta ya da yolculuk yapanlar Ramazan orucunu daha sonraki bir zamanda tutabilirler.

Oruç âyetindeki,” (oruca gücü yetmeyenler) ibaresi, hem oruca güç yetiremeyenler hem de zorlukla güç yetirenler anlamına gelmektedir.

Bir süre sonra ilâhî hikmetin gereği olarak oruç hakkında yine bu ayetlerin akabindeki inen bir ayetle;

 “…içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin…”3  oruç ibadetin farziyyeti tekrar zikredilmiş ve Ramazan ayına erişen mazereti olmayan herkesin tutması gerektiği buyrulmuştur. Böylece bir önceki âyetlerde de belirtilen yolculuk ve hastalık durumu dikkate alınmış ve bu durumdaki kişilerin sağlık ve sıhhatine veya ev ve yurtlarına kavuştuklarında orucu kaza etmelerine ruhsat verilmiştir. Yine oruç tutamayacak kadar güçsüz ve yaşlı olanların ve hasta olupta iyileşme ümidi olmayanların tutamadıkları günler karşılığında fakirleri doyurmalarına ilişkin izin, geçerliliğini korumuştur.

-Oruç riyânın en az karışacağı bir ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır.  Bu konuda Ebu Hureyre (ra.)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sav.) şöyle buyurdu:

 ‘Kimfaziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah şöyle buyurdu:

‘‘Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu zaman kötü söz söylemesin ve kavga etmesin.

 Şayet biri kendisine söver ya da kavga etmeye kalkarsa iki kere “Ben oruçluyum” desin

Nefsim elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

“Oruçlu kişi yemesini içmesini, cinsel arzusunu benim rızam için terkeder. Oruç benim rızam için yapılan bir ibadettir. Her iyiliğin karşılığı on misli sevap olduğu halde orucun mükafatını ben vereceğim.’’

-Orucu diğer ibadetlerden ayıran en önemli özelliği dışarıdan hiç kimsenin bilemeyeceği  riya ve gösterişten uzak bir ibadet olmasıdır.. Oruç, sırf Allah için yerine getirilen bir ibadet türüdür.

Bu hadis kısaca bize şunları öğütlüyor

  1. Allah’ın ibadetler içinde mükafatını ben vereceğim dediği tek ibadet oruç ibadetidir.
  2. Allah için yapılan hiç bir şey karşılıksız kalmaz.
  3. Oruç kötülüklere karşı manevi olarak oruçluyu koruyan bir kalkandır.
  4. Riyanın bulaşmadığı ve olmadığı tek ibadet oruçtur.
  5. Oruç kendisini tutan kişi için cennetin Reyyan kapısından sadece oruçlular gireceği bir müjdedir.

Yine bu konuda Ebu Hureyre (ra.)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sav.) şöyle buyurdu:  “Allah  Teala “insanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükafatını ben vereceğim. 

 Bu hadis kısaca bize şunları öğütlüyor

  1. Orucun mükafatının yalnızca Allah’a ait olmasıdır.
  2. Allah için yapılan hiç bir şey karşılıksız ve mükafatsız kalmaz.
  3. Riyanın içine girmediği tek ibadet oruçtur.
  4.  Peygamberimiz (sav.) oruçlu hakkında şöyle buyurmaktadır:

    Yıne bir başka hadiste de şöyle buyrulur: ‘‘Oruçlunun iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.’

    Oruçlunun İftar vaktinde ve Allah’a kavuştuğunda oruç sayesinde alacağı mükafatı ve sevinci oruçlu için bu her şeye değer. Her iki mükafat da oruçluya aittir. Oruç tutan kimsenin iftar ettiği andaki sviç duydusu ve rahatlama hissi nederece tarif edilmez ve ne kadar gerçek ise, oruçlunun Allah’a kavuştuğu zamandaki elde edece mükafat anındaki durumu ve sevincibir o kadar ve hatta daha da kayda değerdir.

    Hz. Peygamber yine bu hususta şöyle buyurmuştur:

    İnsanın her ameline kat kat sevap verilir. Bir iyilik, on mislinden yedi yüz misline kadar katlanır. Allah Teâlâ, “Ama oruç başka. O benim içindir, mükâfatını da ben veririm. Oruçlu, şehvetini ve yemesini benim için bırakır

    Evet kısaca toparlayacak olursak; orucun sırf Allah rızâsı için yapılan bir ibadet olması, yani, oruçlu bildirmediği sürece, dışarıdan hiç kimsenin bilemeyeceği, riyâ ve gösterişten uzak  bir ibadet olması bu ibadeti diğerlerinden farklı kılmıştır. Çünkü orucun diğer ibadetler gibi görünür bir şekli yoktur. Öte yandan, tarihte varlıkları bilinen müşriklerin, ilâhlarına yakın olmak için yaptıkları kulluk türleri içinde oruçibadeti bulunmamaktadır. Yani hiçbir putperest oruç tutarak putlara kulluk etmemiştir. Bu yönüyle de oruç, sırf Allah için yerine getirilen bir ibadet türüdür.

    Orucun diğer ibadetlerden farklı bir başka yönü de mükâfatının, bizim bilip de takdir edemeyeceğimiz bir mükafatın Allah Teâlâ tarafından takdir edilecek olmasıdır.

    Her iki özellik de oruç ibadetinin fazilet ve üstünlüğünü anlamamız için yeterlidir.

    Yüce Rabbim tutmuş olduğumuz oruçlarımızı ve diğer bütün ibadetlerimizi kabul eylesin. Bütün ibadetlerimizde yalnız kendi rızasını gözeten ihlaslı kullar zümresine cümlemizi dhil eylesin. Ramazan-ı Şerifimiz ülkemiz milletine ve tüm İslam alemine hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun inşallah…AMİN

     

    Abdullah YAKALI

    Niğde Altunhisar İlçe Müftüsü

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz