Tarih: 13.02.2026 12:23

DUYGUSAL AÇLIK GERÇEK AÇLIKTAN FARKLI

Facebook Twitter Linked-in

İpekdağ, duygusal yemenin fizyolojik açlıktan değil, kişinin hissettiği duygulardan kaynaklandığını belirterek özellikle ergenlik dönemindeki gençler ve yoğun stres altındaki bireylerin risk grubunda olduğunu ifade etti.
Duygusal yemenin, midenin değil duyguların aç olması durumu olduğunu vurgulayan İpekdağ, "Stresli, üzgün ya da gergin hissettiğimiz zamanlarda özellikle tatlı ve fast food gibi yiyeceklere yönelim artabiliyor. Bu durum sınav dönemindeki gençlerde, yoğun iş temposuna sahip yetişkinlerde ve duygusal baskı altında olan bireylerde daha sık görülüyor" dedi.


Yeme bozukluklarının farklı türleri bulunduğunu belirten İpekdağ; anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu, kaçınan/kısıtlayıcı beslenme bozukluğu, gece yeme bozukluğu ve pika gibi rahatsızlıkların toplumda görülebildiğini söyledi. Gece yeme bozukluğunun çoğu zaman duygusal açlıkla ilişkili olduğunu ifade eden İpekdağ, gün içerisinde yapılan aşırı kısıtlayıcı diyetlerin ve öğün atlamanın gece ataklarını tetikleyebileceğine dikkat çekti.
"Gün içinde yetersiz beslenme ya da çok yasaklarla dolu diyet programları uygulamak, akşam saatlerinde kontrol kaybına neden olabilir. Bu da zamanla gece yeme ataklarına ve gece yeme bozukluğuna dönüşebilir" diyen İpekdağ, hem psikolojik hem de fizyolojik faktörlerin bu süreçte etkili olduğunu belirtti.
Yeme bozukluklarının belirtilerine de değinen İpekdağ, sürekli kilo kontrolü yapma, kalori sayma, aşırı diyet uygulama ve zayıf olmasına rağmen kendini kilolu görme gibi bozulmuş beden algısının önemli bir uyarı işareti olduğunu ifade etti. Özellikle ergenlik döneminde akran zorbalığının bu süreci tetikleyebildiğini söyleyen İpekdağ, "Yemek yedikten sonra yoğun suçluluk hissetme, kontrolü kaybetme korkusuyla yemek yememe, aşırı spor yapma, çok az yeme, ani kilo kaybı, saç dökülmesi ve halsizlik gibi fiziksel belirtiler de yeme bozukluklarına işaret edebilir" diye konuştu.
Diyetisyen Hüsne Gül İpekdağ, bu tür belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden profesyonel destek alınması gerektiğini vurgulayarak, ilk başvurulması gereken kişilerin diyetisyenler olduğunu ifade etti. Kişiye özel beslenme danışmanlığının en etkili yol olduğunu belirten İpekdağ, genel öneriler olarak öğün atlanmaması, yeterli ve dengeli beslenme, hareket düzeyinin artırılması ve katı, yasakçı diyet anlayışından uzak durulması gerektiğini kaydetti.
Ayrıca bilinçsiz gıda takviyeleri, zayıflama çayları ve sosyal medyada yer alan uzman olmayan kişilerce hazırlanan diyet programlarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İpekdağ, sağlıklı kilo kontrolünün ancak uzman desteğiyle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.
Niğde Sağlıklı Hayat Merkezi'nde bireylere ücretsiz danışmanlık hizmeti sunulduğunu hatırlatan İpekdağ, sağlıklı beslenme bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının yeme bozukluklarının önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —