AV. İRFAN BAHAR

Tarih: 27.08.2025 10:57

Önce Siyasi Partilerde Demokrasi Olmalı

Facebook Twitter Linked-in

Siyasi Partilerde hep haktan hukuktan, yasalardan anayasalardan, seçme seçilme hak ve özgürlüğünden söz edilir. Ama ülkemizde bunun tam tersi uygulama vardır tespitinde bulunursak her halde gerçeğin üzerine parmağımızı basmış oluruz. Elbette bunun aksini söyleyenler, süslü laflar ve iddialar dillendirenler olabilir ve olacaktır da. Genel seçim yaklaştığında Ankara’da siyasi partilerde genel merkez yetkilileri bir araya gelir, birinci öncelikli olarak kendilerine sandalye dağıtımları yapılır. 
Sonra da iller ve ilçeler düzeyinde tespit ve değerlendirmeler aşamasına geçilir. Ondan sonra yine son sözü başta genel başkanlar olmak üzere genel merkez yetkilileri kararlarını verirler ve ardından il ve ilçe teşkilatlarının adayların sıralamasını gösteren listeleri gönderirler. Ve derler ki haydi bakalım bunları seçeceksiniz iş böyle başlar, böyle sonuçlandırılır. Sonunda da bunun adına demokrasi ve halkın egemenliği denilir. Yani sanki halk aday adayları arasından kendi iradesi ile millet vekilini, belediye başkanını seçiyormuş gibi yapılır. İşte gerçek tablo ve anlamı bundan ibarettir. 
Sadece genel ve yerel seçimler için değil gerçek anlamda milletin iradesini doğrudan ve tam olarak sandığa yansıtacak bir düzenlemeyi gerçekçi ve objektif ölçüler içerisinde ortaya koymak mecburiyeti vardır. Yoksa demokrasi, milletin egemenliği gibi kavramlar içleri boş bir kavram olmaktan öte hiçbir anlam taşımaz. Sadece bununla yetinmeden delege seçimi konusunda da çok doğru kararlar alıp uygulamaya konulmalı ve bu alanda da aldatmadan öte doğru önlemler paketi uygulamaya konulmalıdır. 
Gelelim bizim ülkemize. Genellikle siyasi partilerde tek adamların egemenliği vardır. Zaten o tek adam şartların gereği olarak zirvedeki bulunduğu noktadan çekildikten sonra sözüm ona o partilerin yerlerinde yeller esmeye devam ediyor. Ve bir anda tuzla buz olup eriyip yok olup gidiyorlar. Tabi böyle bir yapının içerisinde ilçe ve il örgütleri düzeyinde ise adeta tek kişilik bir örgüt yapısı ortaya çıkıyor. O tek kişi parti benimdir diyor ve benden sorulur havasına giriyor. Yanına üç beş tane çapsız ve yalakayı alıyor sözüm ona örgütü oluşturuyor ve genel merkeze gururla götürüp teslim ediyor. 
Aynı kişi yerel seçimde aday, genel seçimde aday. Yanındaki zavallı yalaka tayfasından bir veya birkaç kişi ise yerel yönetimlere sözde aday gösterilir ve yasal mecburiyetler bu şekilde aslında göz boyayarak yerine getirilmiş olur. O bir kişi her seçimde değişmez adaydır. Seçim sürecinin dışında kaybolur gider. Süreç yaklaşınca ise yeniden yanındaki hempaları ile birlikte görünmeye başlar. Şimdilik bu kadar.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —