Hamle Gazetesi

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 4,998
DOLAR 18.82
EURO 20.38
ALTIN 1,127.87
masöz istanbul istanbul masöz email kaydol
reklam REKLAM

“Hayvanların Olması Gereken Yer Sahiplerinin Evleridir”

, kategorisinde, 28 Ara 2022 - 12:34 tarihinde yayınlandı
“Hayvanların Olması Gereken Yer Sahiplerinin Evleridir”

İdareci ve Bürokratlar Birliği Derneği Niğde İl Temsilcisi Veteriner Hekimi Yunus Özcan, “Köpeklerin bu derece çoğalıp insanlara zarar verici pozisyona gelmesindeki en büyük etken ise yine insanın kendisidir. Köpeklerin, kedilerin ya da diğer ifadeyle hiçbir canlının yeri denetimsiz bir şekilde sokaklar olamaz, olmamalı sokak hayvanlarından ziyade hayvanların olması gereken yer sahiplerinin evleridir” dedi.

İdareci ve Bürokratlar Birliği Derneği Niğde İl Temsilcisi Veteriner Hekimi Yunus Özcan, sokak hayvanı diye tabir edilen sahipsiz kedi ve Köpek gibi hayvanlar son zamanlarda en çok dile getirilen sorunlar arasına girdiğini söyledi.
Bu olayın altında yatan gerçek ise sokak hayvanı olarak nitelendirdiğimiz köpeklerin insanlara vermiş oldukları zararlardır diyen İdareci ve Bürokratlar Birliği Derneği Niğde İl Temsilcisi Veteriner Hekimi Yunus Özcan, “Köpeklerin bu derece çoğalıp insanlara zarar verici pozisyona gelmesindeki en büyük etken ise yine insanın kendisidir. Köpeklerin, kedilerin ya da diğer ifadeyle hiçbir canlının yeri denetimsiz bir şekilde sokaklar olamaz, olmamalı sokak hayvanlarından ziyade hayvanların olması gereken yer sahiplerinin evleridir. Gelinen bu aşamada mevcut sokak hayvanlarının tamamının sahiplendirilmesi mümkün değildir. Ulaşılan sokak hayvanı sayısı bunu mümkün kılmamaktadır. Peki çözüm ne olmalıdır? Elbette bazılarının dediği gibi canlıları katledilerek bir çözüme kavuşturulması düşünülemez bile. Yapılması gereken uygulama; öncellikle mevcut da bulunan sokak kedi ya da köpeklerinin denetim altına alınması gerekir. Daha sonrada bu hayvanların uygun bir kısırlaştırma yöntemiyle sayılarının aşırı artmasının önü kesilmelidir. Aşırı artması diyorum çünkü hayvanların tamamen ortadan kaldırılması düşünülemez şayet böyle olursa bu sefer başka problemler ortaya çıkar. Ekolojik denge dediğimiz bir denge hayvanlar arasında da olmalıdır. Daha önceden yaşanmış örnekler dikkate alındığında kedinin de köpeğinde bir denge içinde yaşamaları gerekir. Yoksa sokaklardan kedileri bitirirseniz sokakları fare istilası kaplar. Önemli olan denetimlerinin yani sayılarının belli bir oranda tutulmasıdır. Bu işler yapılırken uyulması gereken yasal kurallar yeniden revize edilmeli günümüzün gereklerine göre yasal değişiklikler yapılmalıdır. Mevcut durumda Hayvanları Korum Yasası diye bilinen 5199 sayı kanun (ki bu kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.)mevcut haliyle sokak hayvanlarının popülasyonlarının azaltılması ve devamında da uygun bir sayıda canlının kalmasını sağlayacak bir özellikte değildir. Bu yasaya göre yasa koyucu şu şekilde bir uygulamayı çözüm olarak koymuş. Bir sahipsiz sokak hayvanını bulunduğu yerden alacaksın. Uygun bir rehabilite yerinde kısırlaştırıp tedavisini yapıp aldığın yere geriye bırakacaksın. Bu çözüm yolu sahipsiz sokak hayvanlarının sorunun çözmeye yetecek bir yöntem değildir. Nihayetinde çözüm olmadığı görülmüştür. Hayvanları koruma kanunun 4. maddesi: Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlar ve eğitim çalışmaları yapar. Ayrıca yerel yönetimler, ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi kurar. Mevcut halleriyle yerel yönetimlerin yani belediyelerin bu fonksiyonu yerine getirmeleri mümkün değildir. İlimiz bazında düşündüğümüzde hiçbir belediyenin bu konunun çözümü için yerine getirmesi gerekenleri yapmak için alt yapısı müsait değildir. İlçe belediyelerimizin dahi çoğunda Veteriner Hekimi bulunmamaktadır. Veteriner Hekimi bile bulunmayan bir yerel yönetimin kanunun öngördüğü görevi yerine getirmesi mümkün değildir. Kontrolsüz üremeyi önlemek amacıyla, toplu yaşanan yerlerde beslenen ve barındırılan kedi ve köpeklerin sahiplerince kısırlaştırılması esastır. Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmakla yükümlüdürler. Dijital kimliklendirme yöntemlerine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir. Demektedir. 31 Aralık itibarı ile her yaştaki kedi, köpek ve gelincikler mikroçip uygulatabilecekler bu tarihten sonra ise 0-6 aylık olanlar mikroçip uygulatabileceklerdir. Hayvanlarını mikroçip uygulatmayanlar 01.01.2023 tarihinden itibaren cezalı duruma düşeceklerdir” dedi. (Mustafa Şener)

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz