Filistin ile İsrail arasındaki gerilim bütün şiddeti ile tırmanmaya devam etmekte ve çok kanlı boyutlara ulaşmış bulunmaktadır. Sözde kendilerini medeni olarak takdim eden milletler nerede ise tam siper kaybolmuşlardır. Tam bir sessizliğe ve karanlığa bürünmüşlerdir. Sadece bu milletler ve bu topluluklar değil sözde uluslararası cemiyetler, kurumlar ve kuruluşlarda nerede ise ortadan kaybolmuşlardır.
İnsan hakları deyince yeri göğü inleten bu çevreler Filistin söz konusu olunca adeta ortadan kaybolmuşlar ve çok anlamsız ve insafsız bir sessizliğe bürünmüşlerdir.
Hatta deyim yerinde ise ortadan kaybolmuşlarıdır. Hele hele ABD çok net ve katı bir şekilde tavrını ortaya koyunca diğer topluluklar diğer milletler ve diğer kuruluşlar tek bir cümle dahi etmemişler, dünyanın gözü önünde yaşanan bu barbarlık için tekbir cümle dahi kurmamışlardır.
Şu anda bütün dünya bu barbarlığı adeta seyretmektedir. Peki insan hakları, sulh, barış deyince mangalda kül bırakmayan çevreler nerede? Bu çatışma eğer batılı ülkeler arasında meydana gelmiş olsaydı başta ABD olmak üzere bütün AB ülkeleri çok süratli bir şekilde olaya el korlar ve çok etkili tedbirleri almak için bir an bile gecikmezlerdi.
Bu satırların yazarı başta AB olmak üzere İngiltere, Almanya, Fransa gibi büyük Avrupalı devletlerin ekonomik ve sosyal hayatlarında Yahudi kökenli çevrelerin çok etkili olduğunu bilmektedir. İşin esası buna dayanmaktadır. Müslüman ülkeler ise böyle bir etkinin çok uzağındadırlar.
Kabul etsek te, etmesekte bizim dünyamız bahse konu dünyanın her anlamda çok gerisindedir. Öyle ise acilen yapılacak iş ağlamak, yardım dilenmek değil, çok geniş anlamda o ülkeleri geride bırakmaktadır.
Eğer bu başarılamaz ise ağlamak şeklindeki kaderimiz hiç değişmeyecek demektir. Yani muasır medeniyet seviyesinin bile üstüne çıkmak bizim için vazgeçilmez ve tek hedef olmalıdır. GERİSİ HİKAYEDİR.