Hamle Gazetesi

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 2,008
DOLAR 13.85
EURO 15.67
ALTIN 797.98
masöz istanbul istanbul masöz email kaydol
reklam REKLAM

NİĞDE, TURİZMDEN HAKETTİĞİ PAYI ALACAK MI?

, , kategorisinde, 13 Eyl 2022 - 13:00 tarihinde yayınlandı
NİĞDE, TURİZMDEN HAKETTİĞİ PAYI ALACAK MI?

 

Turizm, Niğde’nin gelişiminde çığır açacak bir başlık olarak bizi bekliyor. Ben Niğde turizmini toprak altında saklı bir hazineye benzetiyorum. Ve bu hazine keşfedileceği günü bekliyor. Turizm her şeyden önce ülkemizin cari açığını da azaltacak bir sektördür. Gelen her turist döviz bırakacaktır. Gelen her turist yapacağı harcamayla ilimizin otellerine, lokantalarına, toplu taşımacılarına, hizmet sektörüne ve bunun gibi birçok sahaya kazanç sağlayacaktır. Turizm geliri ile ihracat geliri hemen hemen aynıdır. Çünkü ikisi de ülkemize döviz girdisi sağlamaktadır. Niğde keşfedileceği günü bekleyen tam bir tarihsel, doğal bir kültür merkezidir. Yani un var, yağ var, şeker var helva yapacak usta beklenmektedir.

Roma Dönemi Turizmi

Niğde turizmi o kadar büyük bir başlık ki nerden başlasan ayrı bir heyecan. Her şeyden önce merkezi Nevşehir olmak üzere, Niğde ve Aksaray’ı da içine alan Kapadokya bölgesi turizm organizasyonlarında Niğde’de üzerine düşen payı almalıdır. Kapadokya kültürü, hristiyanlığın ilk yıllarına ait medeniyetlerden, yanardağların faaliyete geçişi ile birlikte oluşan yeryüzü şekillerinden ve yeryüzünde bulunan kaya ve toprak katmanlarının rüzgarla aşınması ile oluşan şekillerden oluşan dünya üzerinde ender rastlanan bir turizm bölgesi olmuştur. Hristiyanlık medeniyetinin ilk dönemlerine indiğimizde kaya kiliseleri, yer altı şehirleri ve mağaraları ile Niğde zaten Kapadokya bölgesinin içerisinde yer almaktadır. Gümüşler manastırı başta olmak üzere, Kemerhisar kasabasında bulunan su kemerleri yine devamında Bahçeli Kasabasında bulunan Cleopatra’nın süt banyosu yaptığı rivayet edilen Roma Havuzu olarak da bilinen havuz az bilinen ve turizm organizasyonlarına dahil edilmeyen yerlerdir. Yine Kemerhisar kasabasında kazı işlemleri devam eden yaşam merkezleri bulunmaktadır. Bunun yanına Altunhisar İlçesi Yeşilyurt köyünde çalışılan yerleşim yeri çalışmalarını da dahil edebiliriz. Andaval kilisesi yine çok önemli bir eser olarak ziyaretçilerini beklemektedir. Aynı şekilde Dikilitaş köyünde bulunan MS 200. yıllara tekabül eden Dikilitaş ve kiliseler buna örnek gösterilebilir. Roma dönemine ait olan eserlerin turizme kazandırılmasının yanı sıra Niğde Selçuklu mimarisi ile göz doldurmaktadır.

Selçuklu Dönemi Turizmi

Öncelikle Selçuklu sonrasında İlhanlı, Karamanoğulları ve Osmanlı ile Niğde tam bir medeniyet şehri olarak göz doldurmaktadır. Niğde kalesi bir tarihi ada gibi tepede bizleri selamlamaktadır. Saat kulesinin vermiş olduğu tarihi mistik manzara edebiyata konu olacak tarzdadır. Yine Alaeddin Keykubat döneminde yapılan Alaeddin Camii, Selçuklu mimarilerinden Sungur Bey Çamii, Karamanoğlu dönemine ait Ak Medrese, dünyanın ilk kadın valisi olarak da bilinen Hüdavent hatuna ait Hüdavent Hatun Türbesi, tarihi hamamlar bunun gibi birçok sayacağımız eser turizm organizasyonlarıyla ilimize gelecek olan misafirleri ağırlamayı beklemektedir.

Lozan Mübadele Turizmi

İlimizde Lozan Mübadilleri olarak da bilinen ve 1923 yılından 1929 yılına kadar devam eden, Balkan Türkleri ile Anadolu’da ki Rum kökenli vatandaşların yerlerinin değiştirildiği bir süreç yaşanmıştır.  Büyük çoğunluğu Yunanistan’dan getirilen Türk ve Müslüman tebaa ile Niğde’de ki Rum kökenli vatandaşlarımızın da gönderildiği bu süreç, bir turizm organizasyonuna çevrilebilir. 1923 – 1929 döneminde Niğde’den mübadele ettirilen Rum kökenli bu kişilere ulaşılarak onların dedelerinin yaşadığı evleri kiliseleri toprakları mahalleleri bir turizm konusu olabilir. Böyle bir potansiyel zaten vardır. Amatör olarak ve bireysel olarak zaten bu geziler yapılmaktadır. Sadece bu işi bir organizasyon haline getirerek yılın her mevsiminde bir turizm organizasyonu kurulabilir. Örneğin; Niğde’de Lozan Barış Antlaşması ile birlikte Yeşilburç köyü, Hasaköy köyü, Tırhan köyü, Gölcük kasabası, Konaklı kasabası, Çarıklı köyü, Dikilitaş köyü, Ulukışla Karacaören köyü, Ulukışla Ovacık köyü ve Bor Kavuklu köyü yerleşim yerlerinde Rumlar gitmiş ve yerlerine Balkan Türkleri yerleştirilmiştir. Bu köylerden göç eden Rumların torunlarının bu yerleşim yerlerine davet edilmesi, başlı başına bir turizm organizasyonu olacaktır. Tabi ki Rumlardan kalan tarihi binaların korunması ve restore edilmesi kilise gibi ibadet yerlerinin yine korunması ve restore edilmesi Niğde’yi cazibe merkezi haline getirecektir. Bütün bunlar yapılırken her yıl geleneksel hale getirilecek mübadele festivalleri düzenlenebilir. Bu festival ile birlikte kültürel kaynaşmalarda doğacaktır. Gelecek olan turist kafilelerinde şu anda yapılmakta olan ve Yeşilburç köyünün hemen yakınında yine Hasaköy, Tırhan ve Gölcük’e yakın bir bölgede bulunan Ketençimen de Uluslararası turizme kazandırılabilir. Turist kafilesinin geldiği mevsim kış mevsimine tekabül ediyorsa, Ketençimen kayak tesisi ziyaret ettirilebilir. Yine Aladağlar ve Bolkar dağlarında bir ara yapılması düşünülen ama daha sonra yöneticilerin değişmesi ile birlikte rafa kaldırılan Bolkar dağları kayak merkezi de bu projeye dahil edilebilir.

Dağ ve Kayak Turizmi

Yine zamanı gelmişken değinmek istiyorum. Dağ turizmi ilimize turist çekmek için gerçekten bulunmaz fırsatlar arasında yer almaktadır. Demirkazık dağında yapılan dağ sporları ve olası yapılabilecek bir kayak merkezi hem Çamardı ilçesinin makus talihini yenecek ve göç alacak duruma getirecek hem de yeni iş kapıları açılacaktır. Aladağları da içine kapsayan ve milli park olarak ilan edilen yaban hayvanların avlanması da doğa turizminin kapılarını açacaktır. Aladağlar ve Demirkazık dağının yanı sıra Bolkar dağlarını ve sönmüş volkanik bir yanardağ olan Hasandağı’nı da bu kapsama aldığımızda, dağ ve doğa turizmi  için Niğde cazibe merkezi haline gelebilecektir. Bolkar dağlarının ilimize kazandıracağı önemli bir fırsatta şu olabilir; Ulukışla ilçe sınırları içerisinde Çiftehan köyünde sıcak su kaplıcaları bulunmaktadır. Kış mevsiminde Bolkar dağlarında dağ sporu yapılabilecek tesislerin bulunması, bu tesislerin kayak tesisleriyle desteklenmesi yeni bir turizm bölgesi oluşturabilecektir. Gündüz kayağını ve dağ sporunu yapan yerli ve yabancı turistler akşam olduğunda kaplıca otellerinde konaklatılabilecektir. Ve hatta bir adım ötesine de gidelim yaklaşık bir saat mesafede bulunan Mersin ilinde deniz ile ilgili organizasyonlar için seferler düzenlenebilir. Bir başka değer olarak da Narlı Göl’ün turizme kazandırılması olacaktır. Narlı göl Aksaray, Nevşehir ve Niğde’nin ortasında yer alan özel bir bölge de yer almaktadır. Narlıgöl’ün etrafı ağaçlandırılmalı, piknik ve mesire alanları yapılmalı ve üç ilden Narlıgöl’e çıkacak yol güzergâhları belirlenmelidir.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz