Hamle Gazetesi

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 4,998
DOLAR 18.82
EURO 20.38
ALTIN 1,127.87
masöz istanbul istanbul masöz email kaydol
reklam REKLAM

NİĞDE’DE TARIMI KALKINDIRMAK İÇİN…

, kategorisinde, 10 Ara 2022 - 16:20 tarihinde yayınlandı
NİĞDE’DE TARIMI KALKINDIRMAK İÇİN…

 

Tarımsal ürünlerin üretilmesi, günümüz dünyasında en stratejik ürünler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Geleceğin meslekleri arasında da gıda üretimi baş sıraları almaktadır. Dünya genelinde kuraklığın artması ve iklim değişikliğinin meydana gelmesi gıda ve tarımı stratejik hale getirmiştir. İnsan yaşamı dâhil dünyada var olan tüm canlıların yaşamlarını devam ettirebilmesi için gıdaya ihtiyaç tartışılmaz bir gerçektir. Geleceğin lider ülkeleri de gıda ve tarımda kendi kendine yetebilen ve gıda ve tarım ürünlerini ihraç edebilen ülkeler arasında yer almak istemektedirler. Bu nedenle gıda ve tarım sektörünü en fazla yatırım yapacağımız sektörlerin başlarına yazmamız gerekmektedir. Milli savunma, eğitim ve sağlık ne kadar önemli ise gıda ve tarım da bir o kadar önemlidir. Bu yüzden bu sektöre stratejik yaklaşmamız gerekmektedir. On yıllık, elli yıllık ve hatta yüz yıllık plan ve projeler yaparak gıda tarım ve hayvancılık sektörünü geliştirmeliyiz, büyütmeliyiz ve ilerletmeliyiz.

Niğde tarımı sahip olduğu iklim, bitki örtüsü ve konum itibari ile ülkemiz genelinde birçok üründe ilk sıralarda yer almaktadır. Bunların başında gelenler patates, elma, lahana ve kirazı sayabiliriz. Birçok tarım ürününde bu kadar avantajlı iken bu avantajı ticari ve ekonomik başarıya ulaştırmak için bazı çalışmalar yapmak gerekmektedir. Bu çalışmaları iki ana başlıkta toplayabiliriz. Birincisi nitelikli, sağlıklı ve kaliteli ürün yetiştirmek, ikincisi ise pazar bulmaktır. Bu iki başlığı sorun olmaktan çıkartıp avantaja dönüştürdüğümüzde, Niğde’nin kişi başına düşen milli hasıladan tutun toplumsal refaha kadar çok önemli gelişmeler kaydedeceğini düşünüyorum. Tarımsal üretimde karşılaştığımız en büyük kronik sorunlardan birisi de çok ürün elde etme hırsıdır. Bu anlayışı tez zamanda yıkmamız gerekmektedir. Önemli olan çok ürün elde etmek değil, nitelikli, sağlıklı ve kaliteli ürün üretmektedir. Nitelikli ürün elde etmemiz bizlere az maliyetle daha çok kazanç elde etmemizin yolunu açacaktır.

Yine ülkemizin ekonomi, ticaret dâhil birçok sektöründe var olan kayıt dışı üretim, Niğde tarımının gelişmesinde en önemli sorunların başında gelmektedir. Bu sorunu patates üretiminde belki elli yıldır yaşıyoruz. Devlet teşviklerinden daha fazla faydalanmak için patates ektiğimiz tarlayı örneğin fasulye ekmiş gibi gösteriyoruz. Belki küçük çapta küçük paralar kazanmış gibi görünsek te aslında ülke genelinde ve ilimiz özelinde birçok kayıplar vermekteyiz. Devlet patates ile ilgili planlama yaparken iç piyasanın tüketeceği patates miktarını, ihracat yapabilecek patates miktarını hesaplamaktadır. Bizler ÇKS dediğimiz Çiftçi Kayıt Sisteminde devlete yanlış beyanlar verdiğimizde, devlet de haliyle yanlış hesaplama ve planlama yapacaktır. Bu durum her iki, üç yılda karşılaştığımız patatesin maliyetinin altında satılmasına ve üreticinin elinde kalmasına neden olmaktadır. Demek ki küçük çıkarlar büyük başarıların önünde en büyük engel olarak devam etmektedir. Yine her üründe olduğu üzere tarladan metrekareye düşen ürün miktarını arttırmak için ihtiyaçtan fazla gübre, zirai ilaç ve hormon benzeri insan sağlığına zararlı ve üretilen ürünün kalitesini bozacak üretim yapmanın yarışına girmekteyiz. Bununla ilgili yasal düzenlemeler yapılmalı ve çiftçiler bu konuda eğitilmelidir. Tarım ve hayvancılık sektöründe kronik sorunlardan bir tanesi de şehirde yaşayan memur işçi veyahut esnaf kesimin kırsalda toprak kiralayarak kayıt dışı üretim yapmasıdır. Tarım ve hayvancılık ile iştigal edecek olan kişiler ruhsatlandırılmalı ve üretimlerini izinle yapmalıdırlar. Ruhsatsız ve kaçak yapılan üretimler ağır cezalara çarptırılmalıdır. Ve hatta hangi bölgelerde patates, hangi bölgelerde yem bitkisi, hangi bölgelerde elma üretecekleri belirlenmeli, bunların harici yerlerinde üretim yapılmamalıdır. Ziraat Odalarının verilerini kayıt altına alan ÇKS bulunmaktadır. ÇKS’de her çiftçinin sahip olduğu tarımsal arazilerin verileri tutulmaktadır. Bu veri sisteminde aynı zamanda tarımsal arazilere hangi ürünlerin ekilip dikildiği de kayıt altına alınmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ürün bazlı tarımsal destekleme ödemeleri yapılmaktadır. Her ürüne ödenen tarımsal destekleme tutarı farklı olduğundan maalesef çiftçilerimiz ektiği ürünleri beyan edeceğine hangi ürüne devlet desteklemeyi fazla veriyorsa o ürünü yazdırmaktadır. Durum böyle olunca kaç dekar tarımsal arazide hangi miktarda hangi ürünün ekildiği tespit edilememektedir. Ekilen ürün tespit edilemeyince, bu ürünlerden hangi miktarda hasat yapılacağı, iç piyasanın tüketebileceği miktar, ihracata gönderilecek miktarlar yanlış hesaplanmaktadır.  Bu durum ürünlerin fiyatlarında istikrarsızlığa neden olmaktadır. Daha fazlası zararına ürün satışına yol açmaktadır. Bu sorunun çözümü şöyle olmalıdır. Öncelikle yanlış beyanda bulunan çiftçilere desteklemeden men cezası verilebilir. Tarım il ve ilçe müdürlüklerindeki teknik ekip tarımsal arazileri gezerek hangi ürünün ekildiğini tespit edebilirler. Tarlada başka ürün ekili ise, çiftçiye cezai yaptırımlar gelebilir. Ekimini doğru beyan eden çiftçiye fazla türde destekleme verilebilir.

Tarımda karşılaşılan büyük bir sorunda tek bir ürüne odaklanmaktansa küçük ama birçok ürünü üretmenin yoluna gidilmesidir. Mesela Dikilitaş köyünde herhangi bir çiftçiye baktığımızda ortalama olarak (yaklaşık) hane başına beş baş inek, yirmi beş baş koyun, bir düzüne kümes hayvanı, yirmi dekar buğday, on dekar patates, beş dekar elma üretimi yapılmaktadır. Bu örnekten yola çıkarsak, bu çiftçimiz elindeki sermayesini alet ve edevatını mesaisini farklı farklı ürünlere harcıyor ve hepsinden az üretim yaptığı için beklediği ticari kazancı elde edememektedir. Peki, çözüm nedir? Çözüm; elinde bulunan toprağın özelliklerine, demirbaşlarına ve ürettiği ürünün pazarına göre bir ürün belirleyerek o üründen daha verimli, daha kaliteli, daha fazla ve daha kazançlı bir şekilde üretim yapmasıdır. Bu durum özelde çiftçinin kendisine, genelde iline ve ülkesine katma değer sağlayacaktır. Harekete geçirilmesi gereken bir başka konu ise; Tarım İl Müdürlüğünde, Orman İl Müdürlüğünde, Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde ve bunların varsa ilçe müdürlüklerinde görevli Ziraat Mühendisleri, Gıda Mühendisleri, Veteriner Hekimleri, bunlarla birlikte teknikerleri,  teknisyenleri ve Üniversitemizi bu işin içine dâhil etmektir. Sahada özellikle kış aylarında kasaba ve köylerde kahvehanelerde ve sosyal tesislerde kadın ve erkek çiftçilere eğitimler verilmelidir. Bahar ayı ile birlikte sahaya çıkılmalı, çiftçilere tohum seçiminden zirai ilaç seçimine, sulamadan, gübrelemeye ve hasada kadar üretim takip edilmeli, kayıt altına alınmalı ve çiftçilere danışmanlık hizmeti verilmelidir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz