Hamle Gazetesi

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 2,008
DOLAR 13.85
EURO 15.67
ALTIN 797.98
masöz istanbul istanbul masöz email kaydol
reklam REKLAM

SEDAT ÇAĞLAR KÖŞE YAZISI “GÖÇ VEREN DEĞİL GÖÇ ALAN BİR NİĞDE OLABİLECEK MİYİZ?”

kategorisinde, 10 May 2022 - 15:34 tarihinde yayınlandı
SEDAT ÇAĞLAR KÖŞE YAZISI “GÖÇ VEREN DEĞİL GÖÇ ALAN BİR NİĞDE OLABİLECEK MİYİZ?”

 

Bir ilin gelişmişlik düzeyini gösteren kavramlardan bir tanesi de o ilin nüfus sayısıdır. Nüfus birçok şeyi bir mıknatıs gibi kendine çekecektir. Çünkü nüfusun yoğun olduğu bir yerde tüketim vardır ve tüketim demek pazar demektir.

Nüfusun yoğun olduğu yere yatırım gelir. Nüfusun yoğun olduğu yerde yeni istihdamlar oluşur. Nüfusun artışı ile birlikte hastaneler gelişir ve büyür. Eğitim kurumlarının hem sayısı hem de kalitesi artar. Hizmet sektörü nüfusa paralel olarak artar ve gelişir.

Niğde maalesef göç alan değil göç veren bir durumdadır. Ve yıllık nüfus artışı da durağan bir durumdadır. Niğde; 2018 yılında 364.707, 2019 yılında 362.861, 2020 yılında 362.071, 2021 yılında ise 363.725 nüfus sayısına sahiptir. Maalesef bu dört yılda durağan ve sabit bir gösterge bize bakmaktadır. Yeni doğumlar ve ortalama yaş ömrünün uzaması da dikkate alındığında Niğde’nin her yıl göç verdiği aşikârdır.

Peki, neden göç veriyoruz?

Marka şehir başlıklı yazımda da değindiğim üzere bir insanın veya ailenin bir ilde yaşaması için şu soruya cevap vermesi gerekir. Bizde bu soruya cevap bulursak göç veren değil göç alan bir duruma gelebiliriz. Sihirli soru şu ; “Bir insan Niğde’de neden yaşamak istesin?” iş te bu soruya ne kadar cevap bulabilirsek o denli sorunlara ve çözüm önerilerine yaklaşmış olacağız.

Bir insanın Niğde’de yaşamaya karar vermesi için Maslow’un ihtiyaç piramidine bakmamız gerekir. Bu piramit 5 maddeden oluşmaktadır. Birincisi fizyolojik ihtiyaçlardır. Fizyolojik ihtiyaçların içerisine açlık, susuzluk, giyinme gibi kavramları koyabiliriz. Piramidin ikinci maddesi ise güvenlik ihtiyacıdır. Güvenlik ihtiyacının içine iş, barınma, sağlık, ahlak, beden gibi kavramlarla insanın kendini güvende hissetme ihtiyacını koyabiliriz. Piramidin üçüncü maddesi ait olma ve sevgi ihtiyacıdır. Bu ihtiyacın içine de aile, arkadaşlık gibi kavramları koyabiliriz. Piramidin dördüncü maddesi saygınlık ihtiyacıdır. Saygınlık ihtiyacına Kendine güven, itibar, başkaları tarafından takdir toplamak gibi kavramları yerleştirebiliriz. Piramidin son maddesi ise kendini tamamlama ihtiyacıdır. Kendini tamamlama ihtiyacının içine sanatla uğraşmak, erdemlilik, üretkenlik, eser ortaya koymak gibi değerleri sayabiliriz.

Şimdi Maslow’un ihtiyaç piramidine göre Niğde neden göç veriyor bunu tartışalım. Niğde’ özellikle genç kesim, evlenme arifesinde olan veya da evlenmiş olan gençler Piramidin birinci maddesinde olan fizyolojik ihtiyaçları olan açlık ve giyinme ihtiyaçlarını karşılamak için ve piramidin ikinci maddesi olan güvenlik ihtiyaçlarından barınma ve kendini güvende hissetme ihtiyaçlarından dolayı göç etmek zorunda kalmaktadır.

İlimizde göç iki şekilde gerçekleşmektedir. Birincisi köy ve kasabadan şehre göç, ikincisi ise ilden ile göç. Köy ve kasabadan gerçekleşen göçleri irdelediğimizde tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile işletmelerinde yetişen ve evlilik çağına gelmiş gençlerin ihtiyacı olan gelir payı aile işletmelerinden düşmemektedir. Gelir pastasından pay azalınca ve geçinmeye yetmeyince genç maalesef vasıfsız olarak iş aramak için şehre gelmek zorunda kalmaktadır. Şehirdeki yatırım ve istihdam kıtlığından dolayı ya kayıt dışı gündelikli işlerde çalışmak zorunda kalacaklar ya da biraz şanslılarsa ve birileri ellerinden tutarsa sigortalı ve sabit gelirli bir iş bulabileceklerdir. İkinci göç şekli ise ilden ile göçtür. Kırsal ve küçük bir şehir olan Niğde’de ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde iş bulunmayınca bu sefer büyük şehirlere göç başlamaktadır. Bu tabloda büyük resme baktığımızda kaybeden “Niğde” oluyor maalesef.

Hastalığa teşhisi koyduğumuza göre artık tedavi yöntemlerini araştırmaya sıra geldi. İşsizliği ancak bir tek şeyle bitirebiliriz. O da ÜRETİM! Üretimi arttırdığımızda istihdam sorunu kendiliğinden düzelecektir. İlk önce köy ve kasabalardan şehre ve başka illere göçü engelleyecek projeler geliştirmeliyiz. İkinci olarak da göç etmiş olan vatandaşları tekrardan köy ve kasabalarına göç edecek projeleri hayata geçirmeliyiz. Devlet tarafından finanse edilecek hibe, teşvik, destekleme ve faizsiz ve yıllara yaygın taksitlerle kredi imkânı tanınarak tarımdan hayvancılığa teknolojik yeni işletmeler kurmanın yolunu açmalıyız. İlimize gelmekte olan ve gelecek olan yatırımcıları gereksiz kırtasiye ve bürokratik engeller ile küstürüp kaçırmamalıyız. Her sanayi yatırımı demek en az yüz istihdam demektir. Çağımızın yükselen değeri gıda olacağına göre bizler ilimizde en çok tarım ve hayvancılığın gelişmesine önem vermeliyiz. İlimize davet edilen ve Niğde’ye yerleşmek için karar sürecinde olan Üniversite hocasından, doktora, Öğretmenden, mühendise, yatırımcı ve girişimciden devlet memuruna, öğrenciden çiftçiye kadar Niğde’de ikamet eden vatandaşlara sosyal refahı yüksek, şehirde zaman geçirebilecekleri sinema, tiyatro, yeşil alan, AVM gibi olanakların yanında çocuklarının görecekleri eğitimlerin kaliteleri, sağlık kuruluşlarının sayısı ve kaliteleri konularında imkânlar sağladığımızda göç alan bir olabileceğimize ben şahsen inanıyorum.

Bütün mesele inanmak ve başarmayı hedeflemektir. İnanırsanız ve hedeflerinizi küçük çıkarlardan arındırır ve büyük tutarsanız başarı çok yakındır.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz