Hamle Gazetesi

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 4,186
DOLAR 18.83
EURO 20.22
ALTIN 1,138.53
masöz istanbul istanbul masöz email kaydol
reklam REKLAM

Yaşar KAPLAN Anısına

, kategorisinde, 16 Oca 2023 - 12:54 tarihinde yayınlandı
Yaşar KAPLAN Anısına

 

Üstat,
Şimdi ardından diyoruz ki bir Yaşar Kaplan geçti bu dünyadan. Ömrün çile çekerek, verdiğin her nefesin bedelini ödeyerek geçti. İdeolojini ve fikirlerini, ciğerlerini dolduran bir nefes gibi içine çektin. Davanı hücrelerine kadar işleyerek yaşadın.
Türk – İslam davasının ismini dahi ağızlara alınamayan bir dönemde köşe yazıları yazmak, dergiler çıkarmak, kitaplar yayınlamak her baba yiğidin harcı olmayan şeylerdi. Ve bunları yapmak yürek isterdi. Bedel ödemenin ne olduğunu biz sizlerden öğrendik üstat. Aman başımıza bir iş gelir mi diye konuşmaktan korkanlar vardı. Bir de zincirleri kırarcasına gökyüzüne haykıran sizin gibi cesur yürekler vardı. Sizlerin elleri değil ayaklarınızın altı öpülür.
Şahittir mahkeme duvarları dava adamı olduğuna, şahittir soğuk hapishane duvarları fikirlerini yürekten yüreğe yaydığına. Şahittir mahpushanedeki karyola, sandalye ve masa korkunun ve vazgeçmenin sana göre olmadığına. O duvarlar daha nice acılara, ıstıraplara şahit oldu. Kapalı görüşlere, açık görüşlerdeki sevince ve heyecana, görüşler biterken hüzünlere şahit oldu. Ailesinden bihaber acaba nasıllar kaygısını yaşayanlara şahit oldu. Çocuklar mı hasta, geçiniyorlar mı, acaba başlarında bir dert mi var kaygılarını defalarca yaşadılar. Hep aynı mekânda, hep aynı insanları görmenin huzursuzluğunu yaşadılar.
Müslüman bir ülkede, Müslümanlığı yazarken, konuşurken ceza almanın ve gayri Müslüm bir ülkede 20 yılı aşkın gurbette hayatını idame ettiren bir dava adamısınız. Kendi ülkesinde fikirlerini yazamayıp, gayri Müslüm bir ülkede fikirlerini rahatça yazan bir fikir insanısınız.
Sizler bu davanın meşalesini yaktığınızda çok az kişilerdiniz. İmkânlarınız kısıtlıydı. Yaptığınız her işin bedelini çok ağır ödüyordunuz ve bu sizi daha çok perçinliyordu. Yeri geldi insanlar sizlere selam vermekten dahi çekindiler. Başları belaya gider diye korktular. Buna rağmen sizler davanızın maneviyatını öyle özden yaşadınız ki toprağa atılmış tohum oldunuz, filizlendiniz ve sizler sayesinde değişti iklimler. Bu gün ki iklimi siz değiştirdiniz. Bu gün ki iklim ki artık mevsim bahar olmuş. Dün değil yazmaktan, konuşmaktan dahi korkanlar sıcak odalarında dava edebiyatı yapıyorlar. Acaba siyasette veya bürokrasi de bir makam kaparız diye ballandıra ballandıra Türk – İslam medeniyetine methiyeler diziyorlar. Lakin sizler dün maneviyatınla özden savunduğunuz davanın neferliğini bu gün özünde davayı yaşamayan şeklen davacı görünenler dolduruyor. Oysaki artık sayılarımızda fazla, sizler gibi bir avuç insan da değiliz. Fakat neden yok sizlerdeki öz bizde. Bizde sadece şekil var sizler gibi görünmeye çalışıyoruz ama görüntümüz size benzese de içimiz size benzemiyor. Görüntümüz farklı ruhumuz farklı bir hal alıyor. Yoksa devrin insanları bizi güçlü gördüler de bizden yana mı oldular şimdi? Gerçek dava insanları ötekileştirildi de özden dava insanlarının yerini şekilciler mi aldı?
Ahirete intikal ederken ebedi istinatgâhınız Tacettin Dergâhı oldu. Cenaze namazınız Hacı Bayram Veli Camiinde kılındı. Artık sizler bu memleketin ortak değersiniz. Tacettin Dergâhında cansız bedeniniz yatsa da eserlerinizle ölümsüzleştiniz.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz